Bu Blogda Ara

2.9.09

Alacakaranlık- Twilight








Filmin Özeti:

Annesiyle birlikte Phoenix’te yaşayan Isabelle “Bella” Swan, annesinin başka bir adamla evlenmesi üzerine babasının yanına Washington’ın Fork kasabasına taşınır. Edward ise, küçük kasabasında yıllardan beri ailesiyle yaşayan bir vampirdir. Uzun süre vampir kimliklerini saklamış olan aile, insan kanı içmeden, insanlara zarar vermeden sakin bir hayat sürmektedirler.

Yeni başladığı okulunda tanıştığı Edward’a aşık olan Bella, bir süre sonra Edward’ın vampir olduğunu öğrenmesine rağmen ondan vazgeçemez. İkili arasında tehlikeli ve tutkulu bir ilişki başlar. Çok geçmeden ortaya çıkan Cullens Ailesi’nin düşmanları Edward’ın zayıf noktasına saldıracaktır, yani Bella’ya..

özetle (Bella'dan): Üç şeyden emindim. Birincisi Edward bir VAMPİRDİ...İkincisi, ne kadar baskın olduğunu bilemesem de onun bu vampir yanı KANIMA susamıştı. Üçüncüsü ise, koşulsuz ve geri dönülemez bir şekilde ona AŞIK olmuştum.

Bence:

İzlenebilir, çok aman aman değil. Çok özel bir senaryo, müzik falan yok. Değişik bir aşk filmi. Ha devamı olacak Yeni Ay çıktığında izlemeyi düşünüyorum.

Oyunculardan dolayı etkileyici olduğunu düşünüyorum. Özellikle Edward (vampir rolundeki başrol erkek oyuncu) kesinlikle çok iyi oynamış, özellikle bakışlar çok etkileyici.

Bazı sahneler güzel:

- Edward'ın Bellayı sırtına alıp dağın zirvesine çıkarışı,

-çam ağacı üzerinden doğayı seyrediş.





Alacakaranlık -STEPHENIE MEYER

1.9.09

Milyoner - Slumdog Millionaire

"Milyoner" 2009'da,4 Altın Küre, 7 Bafta ödülünün ardından En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Özgün Müzik, En İyi Şarkı ve En İyi Ses Miksajı dallarında 8 Oscar birden kazandı.


Filmin özeti:

Jamal Malik Mumbai'nin gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan 18 yaşında bir yetimdir. Hindistan'da katıldığı bir bilgi yarışmasında 20 milyon rupe kazanmasına sadece bir adım kalmıştır.

Şovun o gecelik bitmesinin ardından Jamal, eğitimsiz olan birinin bu kadar büyük başarıyı ancak hile yoluyla gösterebileceğinden şüphelenilip tutuklanır. Ama yarışmadaki her sorunun cevabıyla o gece Jamal'ın inanılması zor gerçek hikayesi ortaya çıkacaktır. Fakat sadece bir soru gizemini korur...

Slumdog Millionaire, renkli, masalsı ama aynı zamanda son derece gerçekçi bir film. Gerçek dünya ile renkli masallar arasındaki uçurum bu filmde yok. Sokaklarda adeta pisliğin içinde büyüyen, hayatı boyunca aynı kişiyi seven ve onu hayatının amacını yapan bir gencin, parayı, şöhreti ve diğer imkanları iterek "anlamlı" bir hayat yaşama çabasını anlatıyor.


Bence:
Güzel bir film olmuş. İzlenmesi gerekir. senaryo çok güzel düşünülmüş.

aklımda kalan sahnelerden biri Jamal'in abisi Salim'in para dolu kuvetin içinde ölmesi. herşeyi(Kardeşinin gözünün kör edilmesini engellemişti bu istisna) para, şöhret, rahat bir yaşam için yapmıştı. ama bunun bir mutluluk getirmediğini gördü ve kızın gitmesine izin verdi. tabi bu onun öldürülmesi demekti. uğruna yaşadığı paralar içinde can verdi ona bir faydası olmadı.



Filmdeki Jamal,Salim, Latika'yı canlandıran çocuklar çok harika bence büyüklerinden daha çok yakışmışlar :)


20.8.09

Çocuğunuza bir web sitesi açmaya hazır mısınız?

"Şimdi çocuğunuza/bebeğinize bir sayfa oluşturabilirsiniz. Çocuğunuza bir sayfa açarak ona hergün birşeyler yazabilir, resimlerini yükleyebilir ve çocuğunuza ailesini tanıtabilirsiniz. Aynı zamanda haftalık olarak çocuğunuzun boy ve kilo miktarlarını düzenli olarak girerek çocuğunuzun gelişimini canlı olarak izleyebilirsiniz. Gelecekte o da bu sayfaya bakarak ailesinin ona yazdıklarını okur ve bir web sayfası olur!"

kulağa hoş geliyor değil mi? daha önce ABD de yaşayan bir arkadaşım googlun bir servisi ile açmışltı böyle bir sayfa bana çok ilginç gelmişti. şimdi ise bir türk sitesi yardımı ile oluşturabiliyorsunuz üstelik tasarım da çok güzel.
eğer açmak istiyosanır biraz acele etmelisiniz. çünkü siteyi çcocuğunuzun adı ile açmak isterseniz isim daha önce alınmış olma ihtimali çok yüksek. mesala ben yusuf ile açmayı düşünüyordum bide baktım yusuf.cocuk.com açılmış :(



14.7.09

"Bardak" olmayı bırak "Göl" olmaya çalış

ISTIRAB

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğiniyaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.

"Tadı nasıl?"diye soran yaşlı adama öfkeyle
"Acı" diye cevap verdi.

Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:

"Tadınasıl?"
"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak.
"Tuzun tadını aldınmı?" diye sordu yaşlı adam,
"Hayır" diye cevapladı çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanınaoturdu ve şöyle dedi:

"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, nede çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı,neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun içinsen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."

10.7.09

"Evrenin Işığı"- "Kolsuz Kapı" tablosu üzerine



kolsuz kapı başlığı ile maillerde dolaşan bir resim ve yanında hikayesi var. hikaye çok hoşuma gitti. blogumda yayınlamak için maili saklamıştım. Yayınlamadan önce ise bu tarz bilgileri internette biraz araştırmayı tercih ederim, zira maillerin doğruluğuna artık inanamayan bir insanım. ( malesef hergün onlarca mail geliyor, gerçekten doğru, ben baktım, aslında göndermem ama bu doğru başlıkları ile üstelik. bu mailler için bakınız lütfen: http://cetinz.blogspot.com/2007/10/mail-adresleri-nasl-toplanp-satlyor.html ).





araştırma sonunda şunlar ortaya çıktı, tabi buda %100 doğrumu bilmiyorum ama doğruluğu daha yüksek. zira wikipedia da evrenin ışığı adıyla yayınlanan resim başka ve wikipedia da bakarsanız ressamın resimleri arasında yanlış bir şekilde dağıtılan resim de yok.:

bu maille gelen hikaye ile birleştirilip kart şeklinde hazırlanan yanlış resim:





hikayesi:


19. yüzyilin büyük Ingiliz ressamlarindan William Holman Hunt'in, bir bahçeyi tasvir eden bir tablosu Londra Kraliyet Akademisi'nde sergileniyordu. Hunt'in "Kainatin Isigi" adini verdigi bu tabloda geceleyin elinde duran fenerle bahçede duran filozof kilikli bir adam görülüyordu. Adam, serbest kalan eliyle bir kapiyi vuruyor ve içeriden bir cevap bekler gibi görünüyordu. Tabloyu tetkik eden bir sanat elestirmeni Hunt'a dönerek:"Güzel bir tablo dogrusu, ama manasini bir türlü kavrayamadim" dedi, "Adamin vurdugu kapi hiç açilmayacak mi? Ona tokmak takmasini unutmussunuz da...."Hunt gülümsedi: "Adam alelade bir kapiya vurmuyor ki...." dedi. "Bu kapi, insan kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açilabildigi için disinda tokmaga ihtiyaç yoktur?".


burdan gerisi bir kaynaktan :


Öncelikle vereceğim haber; yukarıdaki resimle beraber açıklamasına yer verilen Evrenin Işığı adlı resmin o resim olmadığıdır, resmin kendisi şu sağda gördüğünüz resimdir. Sizler de takdir edersiniz ki yukarıdaki resimde adamın elinde fener falan bulunmamaktadır. Alıntı açıklama yandaki resime aittir. Yukarıdaki resim de oldukça ilginç ama kimin olduğunu bulamadım. Sanatsever arkadaşlarımızı bir yanlıştan kurtararak web sitelerinde takdirlerin ayyuka çıktığı değerlendirmeleri asıl eserin görmesi temennisindeyim.

Bu kadar sanatsever insanın kalbini hafiften kırdıktan ve Hunt'ın hakkını Hunt'a verdikten sonra geleyim asıl meseleye, yani insan kalbi olduğu yorumlanan kapıya. Sanatçı tam olarak o kapıyı insan kalbiyle özdeşleştirmiş midir bilemem ama ben kolsuz-kolçaksız-tutacaksız kapının insan kalbinden ziyade ölümü temsil ettiğine inanıyorum.

Çünkü ölümün kapısı, siz kendinizi öldürmüye karar verdiğinizde açılmaz. Eğer ölüm size gelmemişse sizin onun kapısının önünde zırlamanız, ağlamanız, kendinizi parçalamanız fayda vermez. Ölümün kapısı sizin isteğinizle açılmaz. İster kibarca, isterseniz en vahşi yolla deneyin, zamanı gelmediği sürece ölüm size kapısını açmayacaktır. Gerçek tek taraflı kapı ölümün kapısıdır.

kaynak: http://www.nebilim.net/2007/12/gerek-evrenin-i-ve-kolsuz-kapyla-ilgili.html

İlgili Yazılar

Related Posts with Thumbnails