Bu Blogda Ara

VİDEO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VİDEO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.5.13

Adil Oyun- Fair Game (2010)


Film Özeti

ABD'deki Valeri Plame skandalı çevresinde gelişen olayları anlatan film, Joseph Wilson'ın Irak'ta nükleer silah olmadığını yazması üzerine ABD hükümetinin üzerine oynadığı komplo üzerine kurulu... 

İntikam olarak Wilson'ın eşinin CIA ajanı olduğunun basına sızdırılmasının arkasındaki kişi ise daha sonra ortaya çıkacaktır: ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin sağ kolu olan Scooter Libby...

















yorumlardan katıldıklarım:

elisa22 (Efsane) | 10 Nisan 2012, 22:47
Gerçek hikayeden esinlenip çekilen çarpıcı bir politik film. Senaryonun filme aktarımı çok iyiydi. Film daha çok biyografi türünde olduğu için aksiyon yerine içeriğine daha önem vermişler. Zaten gerçekleri aydınlatması açısından izlenilmesi gereken bir film. Çünkü menfaat üzerine kurulan bazı oyunların yalanlarla örtülmeye çalışılması başarılı bir şekilde işlenmiş.

hakanidea (Jön) | 16 Aralık 2011, 21:57
Dünya siyasetinde basın yolu ile hedef şaşırtmanın ve gündemi değiştirmenin nasıl bir yöntemle uygulandığını, güzel bir mualif anlatımla izleyebileceğiniz bir yapım. Belki sıkıcı gelebilir ama toplum siyasetinde akıl oyunlarını sevenler için ideal.
EmreCo (Dublör) | 04 Ekim 2011, 15:44
...... Film bir takım gerçekleri anlatırken oldukça cesur davranmış, başkan yardımcısı Dick Cheney dahil tüm isimler hiç değiştirilmeden aynen verilmiş. Filmin sonunda gerçek dava görüntülerinin, oyuncuların görüntüleri ile yanyana verilmesi ise etkileyiciliği bir kat daha arttırıyor.

4.6.10

Bülbül-Mehmet Akif / Övezmurat Altıyev (Türkmenistan)




BÜLBÜL

-Basri Bey oğlumuza-

Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!

Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi;
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi!

-Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.

Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda;
Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?

Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım:
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!

Ne husrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serâpâ Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
Hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ'lerin, FATİH'lerin yurdu.

Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde OSMAN'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden YILDIRIM Hân'ın;
Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri ORHAN'ın!

Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)


[Safahât, Yedinci Kitap]


(*) Bu şiir yazılırken Yunan istilâsı altındaki topraklarımız
hususiyle Bursa'ya dair elîm haberler geliyordu;
tetkikine de imkân yoktu.

kaynak: siir.gen.tr

2.6.09

Carnegie Mellon Üniversitesi'nin Kanser Hastası Olan Öğretim üyesinin 'Son Ders'i

Son Ders

notlar:

- tecrübe istediğinizi elde edemediğinizde kazandıklarınızdır.

-bir işi kötü yaptığında kimse uyarmıyorsa senden umudu kesmişler demektir.

-yolumuzdaki engellerin bir amaca hizmet ettiğini, bizi yoldan ayırmak için değil, devam etmeyi ne kadar istediğimizi görmemiz için bu engellerin yolumuzda olduğunu.

-bir gün eve geldiğimde doktora sınavlarının ne kadar zor olduğundan şikayet edip, sızlanmaya başladım. annem kolumu sıvazladı ve 'ne hissettiğinizi biliyoruz. Babanın senin yaşındayken 2. dünya savaşında Almanlarla savaştığını unutma'

- annemle bababım yapmama iizn verdiği en güzel şey, odamın duvarlarını boyamama izin vermeleriydi, yaratıcılığımı ifade etmemim, duvarın bozulmamış yapısından daha önemli olduğunu düşünmüşlerdi.

- yalnızca doğruyu söyleyin.

-özür dileyin, iyi bir özürde üç kısım vardır: Üzgünüm. Benim hatamdı. Hatamı nasıl düzeltebeilirim. çoğu kişi 3. kısmı atlıyor, samimiyet de buradan anlaşılıyor.

25.7.07

Anadolu'dan Geldik - Toplumsal çürümeye karşı!

Bozkırlardan yaylalardan, kıyılardan ovalardan,
Derelerden, tepelerden, Anadolu'dan geldik!
Yaylalarda yiğitlerin harman olduğu,
Güzellerin cilve yapıp kısmet bulduğu,
Anaların yüreğinin yanık olduğu, Anadolu'dan geldik!

Dağlardan ilham alırız, topraktan fidan alırız,
Fidanda orman görürüz, Anadolu'dan geldik!
Kavimlerle biz yerleştik, et tırnak olduk kaynaştık,
Törelerle biz paylaştık, Anadolu'dan geldik!

Komşusuna güvenip de kilit vurmayan,
Karnı toksa aç olana lokma yollayan,
Misafire döşek verip kendi yatmayan, Anadolu'dan geldik!
Atalara selam olsun, bozanlara kelam olsun,
Bu dünyaya sedam olsun, Anadolu'dan geldik!

Sıyrılıp kibiri attık, olgun başak gibi yattık,
Hamdık piştik tövbe ettik, Anadolu'dan geldik!
Eflatun'da bizden dostlar, Yunus da bizden,
Bektaş Veli Dergahı'nda coşanlar bizden,
Çağrısında Mevlala'ya koşanlar bizden, Anadolu'dan geldik!

Uygarlığa beşik olduk, inançlara eşit olduk,
Sevdalara çeşit olduk, Anadolu'dan geldik!
Türkiyelim unutma sen, açan gülü kurutma sen,
Bizi bize darıltma sen, Anadolu'dan geldik!

Kardeş kavgasına kurban gittik de no'ldu?
Aynı topraklarda düşman durduk da no'ldu?
37 cana kıydık da no'ldu? Anadolu'dan geldik!

Ekmeğin peşinden koştuk, gurbetin suyunu içtik,
Diyardan diyara göçtük, Anadolu'dan geldik!
Bedel başlık parasına, güdülen kan davasına,
Karşı çıktık hakçasına, Anadolu'dan geldik!
Cehaleti aşmak gerek, sırtı sırta çatmak gerek,
Hep ileri gitmek gerek, Anadolu'dan geldik!

http://www.sumerezgu.com/album.asp?ID=1

Sümer Ezgü 'den



Çolpon Kamçıbekkızı 'dan (Kırgızistan )



anahtar kelimeler: Anadolu,Sümer Ezgü,Türkçe Olimpiyatları

İlgili Yazılar

Related Posts with Thumbnails