Bu Blogda Ara

24.2.08

Shvoong ile ÖZET yazarak para kazanmak




bu gerçekten çok rahat yapabileceğiniz bir şey. Okuduğunuz şeylerin (kitap,makale,site ,haber ... ) ÖZETİNİ yazmak. yazdığınız özet ne kadar çok kişi tarafından tıklanırsa karşılığında okadar para alıyorsunuz. Kazancınız aylık hesaplanıyor,ay sonunda güncelleniyor.

Özellikle bu sistemde kitap özetleri çok tıklanıyor,eğer kitap okumayı seven bir insansanız bu iş sizin için çok kazandıracaktır.

Özetiniz 300-600-900 kelimeden oluşabilir, uzun özetler daha çok para getiriyor. Sistemde birçok dil olduğu gibi Türkçe de var.
Burda birde şu var eğer yabancı diliniz varsa diğer dillerde yazılmış ilgi çeken özetleri çevirebilir siniz.

kayıt olmak için tıklayın

Kazanç bilgilerinizin görebileceğiniz ekran:

20.2.08

Çay deyip geçme : )

Çayın alt demliği evdeki kaynanadır;devamlı kaynar durur..
Üst demlik evdeki gelindir;alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır,demlenir...
Gelinin kocası ise bardaktır;biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...
Çocuklar çayın şekeridir; tat verir...
Görümce ise çay kaşığıdır; arada bir gelir ve karıştırır gider...
Kaynataya gelince; o da bardak altıdır; dökülenleri bir araya toplar...

Çay deyip te geçmemek lazım demek ki...durmak lazım .. :)))))))

8.2.08

Can Dündar'dan Evlilik


Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi
bitirdiğim bir kurum benim için..
17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son
verdiği kurum aynı zamanda da...
Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de
kuruma inanmamaktan geçiyor.
Evliliği toplumun dayattığı şekilde
yaşamamaktan...
Nedir bu dayatmalar?
Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim
seviyesinin erkeğin lehine yada en azından eşit
olması
bunların sadece ikisi...
Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yaşça büyük
olmalı ki, kadına "höt" dediğinde oturmalı kadın...

Yada yumuşatıyorlar; efendim kadın erkekten önce
çöktüğü için (hani doğum felan) küçük olmalıymış
yaşı...
Eğitimde de böyle.. Kadının çok okumuşu bilmiş
olurmuş, evde kalmakmış layıkı....
Eşim benden 2 yaş büyük; ne "höt" dememe gerek kaldı
17 senede, ne de benden önce çöktü...

Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti, "oo
Can bey kapmışınız çıtırı" esprilerine muhatap
dahi oldum.
Eşim 3 üniversite bitirdi; ben bir taneyi 9 senede
bitirdim..

Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik
baktım...
Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar
farklıdır der Halil Cibran...
Bunu unutmadık biz. Ben konuşurken o dinledi,
Ben dinlerken o konuştu 17 sene.

O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklısın
bitanem..." dedik,

Öfke bitip fırtına durulduğunda "ama bir de böyle
düşün" de dedik fikrimizi savunurken.

Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi,
aynı amaç için savaşan neferlerdik bu hayatta...
Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak
cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..

Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon,
kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da
ama...
Sevginin en büyük dostuydu bizim için "güven"... Ve
güvenin ardına saklanmış bir "saygı" vardı daima...
Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...

Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi
sütliman yaşayacaktık...

Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez
odamın dışında yattım bir gece, misafir odasında...
Gece yarısı kapı açıldı, eşim "ne yapıyosun burda?"
diye sordu kapının eşiğinden,
"uyuyorum" dedim buz gibi bi sesle...
Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde
yastıkla... "kay yana" dedi daracık yatakta.
"ne yapıyosun?" dediğimde "benim yerim senin yanın,
sen gelmezsen ben gelirim" dedi...
Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine
kadar sürecek...
Ve bence doğrusu da bu...
Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde
kavga ettik, yatak odamız hariç..

Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin
tutmadık birbirimize...
Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41
inci çift olacaktık o listede...

Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Ne de olsa
bizim oyunumuzdu, oynanan...
Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun
bence...
Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne
de bizim sözlerimizle...
Sadece gönlünüzden geçtiğince...
Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;
"...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın
mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene
karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata
sunulmuş bir armağandır.
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..."
Not: bu yazı Can Dündar'ın sitesinde 'sahte yazılar' başlığı altında yayınlanmıştır. Yazarın ifadesi ile sahte yazılar: "yıllardır internette benim adım altında dolaşan,fakat aslında bana ait olmayan yazılardır".

15.1.08

GÖRDÜKLERİM YAŞADIKLARIM- Ermenilerin Doğu Cephesinde Yaptıklarına Rus Yarbaydan Görgü Tanıklığı

“GÖRDÜKLERİM YAŞADIKLARIM”
Ermenilerin Doğu Cephesinde Yaptıklarına Rus Yarbaydan Görgü Tanıklığı


Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917 yılı sonları ile 1918 yılı ilk aylarında Erzurum’da 2’nci Ermeni-Rus Kale Topçu Alay Komutanlığı yapan Rus Yarbay Tverdohlebov kendi el yazısı ile tuttuğu günlüğü ATASE Bşk.lığı Arşivinde bulunmaktadır.
Rus Yarbayın günlüğü incelendiğinde, Ermeni vahşetinin boyutları, akıl almaz katliamları gözler önüne sergilenmektedir. Ayrıca “Ermeniler oldukça yeteneksiz, asalak, açgözlü, ancak başka bir milletin sırtından geçinebilen bir millet saymak mümkündür.” ifadeleri ile Ermenileri tarif ederken ”Ermeni askerler en aşağılık, en adi sınıftan sayılmışlardır. Bunlar, her zaman geri hizmetlerde görev yapmak için gayret göstermişler, cepheden kaçmışlardır.” ifadeleri yer almaktadır.
“Gördüklerim ve duyduklarım Ermenilerle ilgili her türlü tahmin ve tasavvur sınırlarını fazlasıyla aşmıştır.” diyen Yarbay Tverdohlebov’un anıları, Ermeni iddialarına verilebilecek en güzel cevap niteliğindedir.
Kitap, Türkçe, İngilizce, Fransızca ve orijinalin tıpkı basımı (Rusça) şeklinde hazırlanmıştır.

SUNUŞ
Tarihî olayları gerçek yönleriyle ortaya çıkarmak, öğrenmek ve
aydınlatmak için uygulanan yöntemlerden birisi de tanıkların şahitliğine
başvurmaktır. Doğal olarak olayın birinci derecede görgü tanıklarının ifadeleri
çok önemlidir.
Birinci Dünya Savaşı’nda, Doğu Cephesi’nde meydana gelen olayların
aydınlatılmasında kullanılan başvuru kaynakları da arşiv belgeleridir. Bu
cephedeki Ermeni kaynaklı olayların gerçek yönünün ortaya konmasında,
birinci derecede tanıkların şahitliklerinin önemi inkâr edilemez. Gnkur. ATASE
Başkanlığınca yayımlanan “Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914-1918”
adlı belge yayında tanıkların gözlemlerini aktaran belgeler yer almıştır.
Doğu Cephesi’nde meydana gelen olayların birinci derecede
tanıklarından birisi de Erzurum 2 nci Ermeni-Rus Kale Topçu Alay Komutanı
Yarbay Tverdohlebof’tur. 1917 yılı sonlarında ve 1918 yılının ilk aylarında
Erzurum ve Erzincan’daki Ermeni terörüne bizzat tanık olan Rus Yarbay
Tverdohlebof’un gördüklerini ve yaşadıklarını aktardığı belgeler de tarihe
tanıklık etmek üzere bu kitapta yayımlanmaktadır.
Yarbay Tverdohlebof’un Gnkur. ATASE Başkanlığı Arşivinde mevcut
olan orijinal Rusça el yazılı belgelerin aslı ile Türkçe, İngilizce, Fransızca
çevirileri bir arada kitap olarak kamuoyunun ve bilim dünyasının istifadesine
sunulurken, Ermeni terörünün ulaştığı boyutlar tüm çıplaklığı ile gözler önüne
serilmektedir.
Ermeni vahşetinin ulaştığı boyutlar, Türklere karşı savaşan ve
Ermenilerle iş birliği içinde bulunan Rus yarbayı bile çileden çıkarmaya
yetmiştir. Yarbay Tverdohlebof, tüm çabalarına rağmen Ermeni vahşetini
önleyemediğini, üzüntü ile günlüğüne not düşmüştür.
Şimdi soruyoruz, Ermeni soykırımından bahsedenler, bu belgelere ne
diyeceksiniz?
Saygılarımızla.

Eyüp KAPTAN
Korgeneral
ATASE Başkanı

Rus devrimi başlangıcından 12 Mart 1918 tarihinde Erzurum’un
Türk birlikleri tarafından alınmasına kadar geçen sürede Ermenilerin
Erzurum şehri ve civarındaki yerleşim birimlerinde yaşayan Türklerle
ilişkileri hakkındaki notlar.
Bu notlar “2 nci Erzurum Kale Topçu Alayındaki durumun
notlarına” ilavedir. Ayrıca bireysel doküman olarak da hizmet verecek
şekilde hazırlanmıştır.

muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum.
faklı dillerdeki özetler için tıklayın.

24.12.07

Sizi Ne Mutlu Eder ??





SANMAKİ DERT SADECE SENDE VAR..
SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR..
Haline şükredenlerden olmayı dilerim...

İlgili Yazılar

Related Posts with Thumbnails