
sağlıklı günler ...



"Kulelerin dipleri güvercin pisliklerinden temizlense, içerisinin havalanması için iyi bir sistem kurulsa, iç duvarlara zamane hisar resimleri asılsa, fonda hoş bir müzik olsa. Ya da Genç Osman Kulesi'nin loş koridorlarından yukarı tırmanırken kulenin hikayesini, kimlere ev sahipliği yaptığını, kimlere mezar olduğunu anlatan bir ses yayını yapılsa. Koridorlarda bir zamanlar hayvan barınağı olduğunun kalıntıları samanlar temizlense.. Hisarın iç kısmından sahne platformu kaldırılsa, bu alan yeşillendirilse, yine eskisi gibi ağaçlar olsa etrafta ve küçük de bir kahve yapılsa minarenin yanıbaşına, insanlar çaylarını içerken, şehrin gürültüsünü kesen surların içinde huzur bulsa.. Hayal işte.. " http://gezimanya.blogcu.com/yedikule-zindanlari_2899928.html
Hazine Kulesi
Mescid ve ÇeşmeEn kolay gidiş yolu banliyo ile yedikule durağında inmek. Başka alternatiflerde var tabi.
Sahil yolu üzerinde; Eminönü istikametinden Bakırköy istikametine doğru giderken surların bittiği noktada Topkapı kavşağından Topkapı istikametine saptıktan 100metre sonra yolun sağında Yedikule Kapısı girişini göreceksiniz.Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
Sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Kaynak: E-postalarda dolaşan bu şiirin Can Yücel 'e ait olduğu söyleniyor. Ne kadar doğru bilemiyorum.